West Orient’i var eden en büyük güç, yıllarını bu sanatlara adamış zanaatkârlarımızdır.
Bazıları bu mesleği dedelerinden, bazıları ustalarından devralmış; hepsi aynı sevgiyle sürdürüyor.
Ürünlerimizi üreten her usta:

Hatemin milimetrik geometrileriyle,
Minakarinin ateşle birleşen renkleriyle,
Ahşabın, kemik ve metalin sabır isteyen işçiliğiyle kendi hikâyesini eserlerine işler.

Bizim görevimiz ise bu emeği görünür kılmak, sürdürülebilir bir yapı oluşturarak onların sanatını yaşatmaktır.

West Orient’in atölyeleri, yalnızca üretim yapılan yerler değil, nesilden nesile aktarılan bir bilginin mekânıdır.

Bir hatem panelinin hazırlanması ya da minakari deseninin tamamlanması bazen günler, bazen haftalar alır. Her aşama el ile yapılır:

Malzemelerin özenle seçilmesi,
Milimetrik kesimler,
Geometrik motiflerin tek tek birleştirilmesi,
Yüzeyin işlenmesi ve cilalanması,

Bu süreç, modern dünyanın hızına karşı duran sessiz bir ritüeldir. West Orient’in ruhu da tam bu ritimde saklıdır.

Kadim sanatlar, ancak onları yaşatan ustalar oldukça var olabilir.
Bu nedenle West Orient, zanaatkârların emeğini korumayı ve adil üretim koşullarını desteklemeyi temel ilkesi olarak benimser.

Doğal ve duyarlı kaynaklardan malzeme temin ederiz.
Adil iş ilişkileri kurarız.
Genç nesillerin bu sanatı öğrenmesi için köprüler oluştururuz.
Kültürel değerlerin dünyada yeniden bilinir hale gelmesini destekleriz.

Her ürün, yalnızca bir obje değil, korunmuş bir geleneğin devamıdır.