West Orient Nasıl ve Neden Kuruldu?
West Orient'in hikâyesi aslında bir tavlayla seti ile başladı.
Çocukluğumdan beri tavla ve dama gibi geleneksel masa oyunlarını oynamaktan büyük keyif alırım. Bir gün İsfahanlı bir tanıdığımız, bu ilgimi bildiği için bana Hatem sanatıyla süslenmiş el yapımı bir tavla hediye etti. Kutuyu ilk açtığım an hissettiğim hayranlığı bugün bile çok net hatırlıyorum. Daha önce böyle bir işçilik görmemiştim.
Uzun süre o tavlayı kullanmaya kıyamadım. Oyun oynamayı çok sevmeme rağmen, karşımdaki artık sıradan bir oyun seti değil; başlı başına bir sanat eseriydi. Çizilmesinden ya da en ufak bir zarar görmesinden çekindiğim için onu özenle saklamaya başladım. Hâlâ da benim için en kıymetli parçalardan biridir.
Bir süre sonra bu eserlerin nasıl üretildiğini görme fırsatım oldu. Ahşap, kemik, pirinç ve renkli malzemelerden oluşan yüzlerce ince çubuğun tek tek hazırlanması, milimetrik geometrik desenler hâline getirilmesi ve ardından büyük bir sabırla ahşap yüzeylere işlenmesi... Bu süreci izledikten sonra gözümde bu eserlerin değeri onlarca kat arttı. Çünkü artık sadece gördüğüm güzelliği değil; o güzelliğin arkasındaki emeği, sabrı ve yıllar süren ustalığı da görebiliyordum.
İşte West Orient tam da bu hayranlıktan doğdu.
İlk hedefimiz, dünyanın dört bir yanında büyük bir tutkuyla oynanan tavlayı, hak ettiği sanat değeriyle insanlara ulaştırmaktı. Ancak zamanla fark ettik ki Hatem sanatı yalnızca tavlalarda değil; mücevher kutularında, kalemliklerde, vazolarda, dekoratif objelerde ve yaşam alanlarına değer katan daha birçok eserde aynı zarafeti yaşatıyordu. Aynı şekilde Firuze taş işçiliği de bakır üzerine işlenen eşsiz eserleriyle bu kültürel mirasın en etkileyici örneklerinden biriydi.
Bugün West Orient olarak amacımız yalnızca el yapımı ürünler sunmak değil; yüzyıllardır yaşayan bu zanaatları daha fazla insana tanıtmak, onları üreten ustaların emeğini görünür kılmak ve kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasına katkıda bulunmaktır.
Bu yüzden bizden bir eser satın alan herkese önce ürünün yapım sürecini izlemesini tavsiye ediyoruz. Çünkü bir Hatem eserinin veya Firuze taş işçiliğinin nasıl ortaya çıktığını gördüğünüz anda, ona artık yalnızca bir ürün olarak bakmıyorsunuz. Onu; haftalar süren emeğin, kusursuz bir sabrın ve nesilden nesile aktarılan ustalığın somut bir yansıması olarak görmeye başlıyorsunuz.
West Orient için her eser, sadece satılan bir ürün değil; yaşatılan bir kültür, anlatılan bir hikâye ve geleceğe bırakılan bir mirastır.
Ürünler hangi şehir/bölgelerdeki hangi atölyelerde üretiliyor? Kaç usta ile çalışıyorsunuz?
Ürünlerimizin büyük bir bölümü, İran'ın geleneksel el sanatlarıyla dünyaca tanınan İsfahan şehrindeki aile atölyelerinde üretilmektedir. Özellikle Hatem sanatı ve Minakari gibi yüzyıllardır devam eden zanaatlar, ustadan çırağa aktarılan bilgi ve tekniklerle yaşatılmaktadır. Firuze taş işçiliği ise ağırlıklı olarak Meşhed ve İsfahan'daki uzman atölyelerde, doğal firuze taşlarının bakır üzerine tek tek işlenmesiyle üretilmektedir.
El dokuma örtülerimiz ve halılarımız ise, köklü dokumacılık geleneğiyle tanınan Kirman (Kerman) bölgesindeki usta dokumacılar tarafından geleneksel tezgâhlarda el işçiliğiyle üretilmektedir. Her bir dokuma; kullanılan ipliği, motifleri ve dokuma tekniğiyle bölgenin kültürel mirasını yansıtmaktadır.
West Orient olarak farklı alanlarda uzmanlaşmış, uzun yıllardır bu sanatları icra eden usta ve aile atölyeleriyle çalışıyoruz. Her biri kendi sanat dalında yılların deneyimine sahip olan bu ustalar; Hatem, Minakari, Firuze taş işçiliği ve el dokuma sanatlarını aynı titizlikle sürdürmektedir.
Bizim için en önemli konu, seri üretim değil; her eserin geleneksel yöntemlerle, gerçek ustaların emeğiyle üretilmesidir. Bu nedenle her ürün, arkasında saatlerce hatta günlerce süren el işçiliğini ve nesiller boyunca aktarılan bir zanaat geleneğini taşır.
Ustaların isimleri ve kısa hikâyeleri paylaşılabilir mi?
Kesinlikle. West Orient olarak yalnızca el yapımı eserleri değil, bu eserleri ortaya çıkaran ustaları ve onların hikâyelerini de görünür kılmayı hedefliyoruz. Çünkü bize göre bir sanat eserinin gerçek değeri, onu üreten ustanın yıllar boyunca edindiği bilgi, sabır ve ustalıkta saklıdır.
Bugün birlikte çalıştığımız ustalar arasında, İsfahan'ın en saygın Hatem sanatı ustalarından biri olan Master Abbas Ali Ayoubi de bulunmaktadır. Kendisi, İran'ın geleneksel Hatem sanatının yaşatılmasına yaptığı katkılar nedeniyle uluslararası ve ulusal düzeyde birçok önemli başarıya imza atmıştır.
Master Abbas Ali Ayoubi, UNESCO'nun desteklediği "Award of Excellence for Handicrafts" programı kapsamında 2008 ve 2010 yıllarında ödüle layık görülmüştür. Bu ödül; işçilik kalitesi, kültürel özgünlük, otantiklik, yenilikçilik, çevreye duyarlılık ve adil üretim kriterlerini karşılayan seçkin el sanatları eserlerine verilmektedir.
Bunun yanı sıra, kendisi İran El Sanatları Üreticisi (1. Derece Sanat Sertifikalı) unvanına sahiptir. Bu sertifika, İran'da el sanatları alanında verilebilecek en yüksek mesleki yeterlilik belgelerinden biri olup, sanatçının teknik ustalığını, özgün üretim anlayışını ve mesleki yetkinliğini resmi olarak belgelemektedir.
Çalıştığımız eserlerin bir kısmı ayrıca İsfahan El Sanatları Birliği tarafından düzenlenen Certification of Originality (Özgünlük Sertifikası) ile belgelendirilmiştir. Bu sertifika; ürünlerin geleneksel tekniklerle üretildiğini, özgün tasarımlar olduğunu ve belirlenen kalite standartlarını karşıladığını göstermektedir.
West Orient olarak ürünlerimizi; İsfahan'daki Hatem ve Minakari atölyeleri, Meşhed'deki Firuze taş işçiliği atölyeleri ve Kirman'daki el dokuma atölyeleri gibi, yıllardır bu sanatları yaşatan usta ailelerle birlikte üretiyoruz. Çalıştığımız atölyelerin önemli bir bölümü, UNESCO Award of Excellence programının kalite anlayışını benimseyen ve uluslararası el sanatları standartlarında üretim yapan atölyelerdir.
Kaybolmakta olan teknikleri destekleme misyonunuzun somut bir örneği var mı? (Ör. çıraklık, atölye desteği)
Evet. West Orient'in kuruluş amaçlarından biri de kaybolmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarının yaşatılmasına katkı sağlamaktır.
Bugün bunu en somut şekilde, seri üretim yerine geleneksel yöntemlerle çalışan aile atölyelerini tercih ederek gerçekleştiriyoruz. Ürünlerimizi, yıllardır Hatem sanatı, Minakari, Firuze taş işçiliği ve el dokuma sanatlarını sürdüren ustalardan temin ederek bu zanaatların ekonomik olarak devam edebilmesine katkıda bulunuyoruz. Bizim için her satın alınan eser, yalnızca bir ürün satışı değil; aynı zamanda bu sanatların yaşaması için verilen bir destektir.
Bunun yanında, yalnızca ürün satmayı değil, bu sanatların hikâyesini de anlatmayı önemsiyoruz. Sosyal medya içeriklerimizde, web sitemizde ve ürünlerimizle birlikte paylaştığımız bilgilerde üretim süreçlerine, kullanılan tekniklere ve ustaların emeğine yer vererek bu sanatların daha geniş kitleler tarafından tanınmasını amaçlıyoruz. Çünkü inanıyoruz ki insanlar bir eserin nasıl üretildiğini gördüklerinde, ona duydukları saygı ve bağlılık da artıyor.
Özgünlük sertifikası / el yapımı belgesi veriyor musunuz veya vermek ister misiniz?
Evet. West Orient olarak özgünlük ve el işçiliği konusunu en önemli değerlerimizden biri olarak görüyoruz.
Çalıştığımız birçok eser, İsfahan El Sanatları Birliği tarafından düzenlenen Certification of Originality (Özgünlük Sertifikası) ile belgelendirilmektedir. Ayrıca birlikte çalıştığımız ustalar arasında, UNESCO Award of Excellence for Handicrafts ödülüne layık görülmüş ve İran El Sanatları Üreticisi (1. Derece Sanat Sertifikalı) unvanına sahip sanatçılar bulunmaktadır. Bu belgeler, eserlerin geleneksel yöntemlerle üretildiğini, yüksek kalite standartlarını karşıladığını ve gerçek el işçiliğinin ürünü olduğunu göstermektedir.